Gündem

Bilim Kurulu Üyesi: O İlimizde 250 Bin Taşıyıcı Var!

Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Hacettepe Üniversitesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, İstanbul’da her 100 kişiden 1 buçuğu yani 250 bin kişi bu virüsü bilmeden taşıyor ” ifadelerinde bulundu.

Ceyhan, “Salgının en kritik noktası 3. evre. 4. evre olan kontrollü sosyal hayata geçene kadar ciddi problemler yaşayacağımız evre 3. evredir. Çünkü hiç bir tecrübemiz yok.” şeklinde açıklama yaptı. Ayrıca Ceyhan “Türkiye’de 40 bin civarında tanı koyulmuş aktif virüs taşıyan insanımız var. Tanı koyulmamış virüs taşıyan insan sayımız bunun 10 katı bir seviyede yani 400 bin civarında. Açıklanan vakaların yüzde 60’ı İstanbul’daydı, dolayısıyla bu hastalığının taşıyıcılarının 250 bini İstanbul’da. Bunu İstanbul nüfusuna böldüğümüz zaman her 100 kişiden 1 buçuğu bu virüsü bilmeden taşıyor. AVM’yi düşünürseniz, 500 kişi olsa en az 7-8 tanesi bu virüsü taşıyor ve taşıdığından haberi yok. Bir de maske takmamış, ya da maskeyi düzgün takmamışsa siz düzgün taksanız bile yüzde 30 koruyor.” dedi.

Geçtiğimiz gün ise Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Koronavirüsün kendisinde bulunduğunun farkında olmayan 400 bin civarında insan aramızda dolaşıyor” dedi ve çalışan meslek gruplarında belirti olmasa da test yapılması gerektiğini belirtti.

Ceyhan ayrıca; “Ülkemizde virüsü bulaştırabilecek, ancak kendisinde virüs bulunduğunun farkında olmayan 400 bin civarında insan aramızda dolaşıyor. Bir araya toplanmaların arttığı bu günlerde en azından virüsü bulandırma riski yüksek olan sağlık personeli, garson, kasiyer, berber, otobüs şoförü, otel çalışanı, satış elemanı gibi meslek sahiplerine, belirti olmasa bile test yapılması ve bulunanlara izolasyon yararlı olur.” ifadelerinde bulundu.

Öte yandan Koronavirüs aşısı ile ilgili çok çeşitli çalışmalar ve açıklamalar yapılırken konu ile ilgili son açıklama Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’dan geldi. Prof. Dr. Ceyhan, “Pnömokok aşısı Covid-19 geçiren hastaların durumunun ağırlaşmasını önleyen faktörlerden bir tanesi. Grip aşısı da risk grubu varsa, grip sezonundaysa yapılması yarar olan bir aşı.” şeklinde açıklama yaptı.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Biz bugün çocuklara görmediğimiz hastalıkların aşılarını yapmazsak, onların hepsi de salgın potansiyeli taşıyan aşılar. Difteri, tetanos, boğmaca bunların hepsini aşı ile önlüyoruz. Aşıyı yapmazsak yarın yine buna benzer hatta daha kötü salgınlar yaşayabiliriz. Covid-19 bunu hatırlattı bize. Bir salgın yaşıyoruz ve hastaları tedavi etmek için dünya kadar emek, para sarf ediyoruz. Aşı hem hastalandırmıyor insanları, öldürmüyor, sakat bıraktırmıyor, hem de harcadığınız minimal bir para ile bunlara gerek kalmadan yaşayabiliyorsunuz. Herkes mutlaka özellikle çocukluk aşılarını yaptırmalı. Yetişkinler için olan ve risk gruplarına yapılan aşıları yaptırmalı” diyerek aşının önemine değindi.

Aşıların aleyhinde konuşan kişiler hakkında ise Ceyhan, “Bundan etkilenen bir kesim de tereddüt yaşıyor. Ama biz hep bunları anlatıyoruz. Aşıların kesinlikle onların anlattığı gibi bir yan etkisi yok, öldürücü bir etkisi yok. Çok ucuza, çok zararsız bir şekilde ülkemizde 13 hastalığa karşı yapılan rutin aşılar insanları koruyor. Aşı kararsızlığına yol açan kişiler, aleyhinde konuşan kişiler bu tip salgınlarda yok olurlar. Çünkü halk aşı konusunda hassastır bu dönemlerde. Halkın üzerindeki etkisi ortadan kalkınca konuşurlar. Şu anda kimse dünyada aşının aleyhinde konuşmuyor” dedi.

Pnömokok, grip ve Covid-19’un risk gruplarının birbirine çok benzediğini söyleyen Prof.Dr. Mehmet Ceyhan, “Diğer iki hastalıkta hipertansiyon bir risk faktörü değilken, bunda risk faktörü, diğer böbrek, karaciğer hastalıkları, şeker hastalıkları bunların hepsi ortak. Bu gruptakilerden birisi bu hastalığı geçirdiği sırada üstüne diğer hastalık eklendiğinde daha ağır seyrediyor. Örneğin bu salgın tam gribin ağır olduğu dönemde başladı, ocak başında. O sırada grip de çok yaygın. Hastaların büyük bir kısmı hem grip hem de Covid-19 geçirerek, hayatlarını kaybetti. Pnömokok bakterisi ise zatürrede en sık görülen. Bu Covid-19’lu hastaların bir kısmı virüsün akciğeri harap etmesiyle ölürken bir kısmı da üzerine bağışıklık baskılandığı için virüs nedeniyle bakterilerin eklenmesiyle kaybetti. Pnömokok aşısı Covid-19 geçiren hastaların durumunun ağırlaşmasını önleyen faktörlerden bir tanesi. Grip aşısı da risk grubu varsa, grip sezonundaysa yapılması yarar olan bir aşı” ifadelerinde bulundu.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

implant
Başa dön tuşu
Kapalı