Gündem

Bilim Kurulu Üyesi Uyardı: Hasta Bina Sendromuna Dikkat!

Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İlhami Çelik dikkat çeken bir  açıklamada bulundu. Çelik; ‘Biz hep kapalı mekanlara gidip oralarda günlerimizi saatlerimizi geçiriyoruz. Bu son derece yanlış bir şey, en güzeli doğada olmak. Doğanın o temizliğini ve güzelliğini almak gerekiyor. Bence koronavirüsün en güzel yanı da bunu ortaya çıkartması’ ifadelerinde bulundu.

Çelik ayrıca; “Doğal havalandırmanın ne kadar önemli olduğunu ve kapalı alanlarda çok fazla kalmamamız gerektiğini anladık. Hasta bina sendromu var. Sürekli kapalı olan, doğal havalandırması olmayan ve hava girmeyen yerlerde hasta bina sendromu denen tablo ve onun özelliklerini görürsünüz. Burada gerek klimalarla gelen iklimlendirmenin yanlışlığı gerekse oradaki radyasyona maruz kalma bunlar insan sağlığı için son derece zararlı unsurlar.” şeklinde ifade etti.

Çelik açıklamalarına; “Bundan sonra tüm insanlık için söylüyorum, belki bu tür kapalı mekanları yapmaktan çok uzak kalınması gerektiği düşüncesini oluşturmak gerekli. Bina sendromu da bu sayede ortadan kalkacak. Biz hep kapalı mekanlara gidip oralarda günlerimizi saatlerimizi geçiriyoruz. Bu son derece yanlış bir şey, en güzeli doğada olmak. Doğanın o temizliğini ve güzelliğini almak gerekiyor. Bence koronavirüsün en güzel yanı da bunu ortaya çıkartması.” şeklinde devam etti.

Çelik, hasta bina sendromu hastalığın belirtilerini öksürük, nefes darlığı, göğüste sıkışma, boğazda burunda tıkanıklık ve kuruluk, bazen ateş, hışıltılı solunum, halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı, kırgınlık, konsantrasyon güçlüğü, bulantı, sinirlilik, ağrılar ve güçsüzlüğün şeklinde belirtti.

Ayrıca Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Tezer, kalabalıklar ile ilgili, “Belki rakamların iyiye gitmesi, insanlarda artık bittiği algısını oluşturuyor. Bitmedi. Kuralları sağlayamazsak 2’nci dalga kaçınılmaz olur” ifadelerinde bulundu.

Tezer; ‘Sürekli duyurularımıza, daha dikkat etmemiz gereken dönemlerin olduğunu bildirmemize rağmen sokaklar kalabalık. Sanki yazın okullar tatilmiş, insanlar sokaklara çıkmış gibiler. Bunun böyle olmaması gerekiyor. Bizim sosyal mesafemize dikkat etmemiz, kalabalığa girmememiz gerekiyor, hala evde kalmamız gerekiyor. Belki rakamların iyiye gitmesi insanlarda artık bittiği algısını oluşturuyor. Bitmedi. Şu anki dönem aslında birinci dönem kadar, belki daha da önemli bir dönem; çünkü yakalamış olduğunuz istikrarı sürdürmeniz gereken dönem. ‘Evde kal Türkiye’ demenin bence en önemli olduğu günlerden biri. Her şey bu kadar iyi giderken bize düşen kuralları sağlayamazsak 2’nci dalga kaçınılmaz olur, 3’ncü dalga bile görülebilir, kaldı ki 2’nci dalganın görüldüğü ülkeler de örnek olarak karşımızda var. Bu neye sebep olur? Motivasyonumuzun kırılmasını, herkesin moralinin bozulmasını, iş yükünün devamını, yeni kuralların, kısıtlamaların alınmasını sağlayabilir. O yüzden birazcık daha dişimizi sıkmamız gerekiyor.’ dedi.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

implant
Başa dön tuşu
Kapalı