Gündem

Coronavirüsün Bulaşabileceği Bir Yol Daha Ortaya Çıktı!

Koronavirüsün hayatımıza girmesi ile birlikte virüs hakkında çok değişken bilgilerin olduğunu görmeye başladık. Örneğin koronavirüsün ortaya çıktığı ilk günden bu yana virüsün havadan damlacıklar yoluyla bulaştığı belirlenmişti. Ancak Hollandalı bilim insanları, koronavirüsün bağırsak hücrelerini enfekte edebildiğini ve içinde çoğalabildiğini belirtti. Bu sebeple de  enfeksiyonun sadece havadan damlacıklarla değil, farklı yollardan da yayılabildiğini gösterdiğini iddia etti.

Hubrecht Enstitüsü’nden, Rotterdam Erasmus Üniversitesi ve Maastricht Üniversitesi Tıp Merkezi’nden Hollandalı bilim insanları, koronavirüsün insan bağırsağının hücre kültürünün modelleri üzerindeki etkisini izledi. Gözlemleme sonucunda bilim adamları, organoidlere koronavirüs eklendiğinde hızlı bir bulaşma olduğunu ve enfekte olan hücrelerin çoğaldığını ortaya çıkardı.

Ayrıca bilim insanları Koronavirüse yakalanan hastaların büyük bir kısmında mide bulantısı ve ishal gibi semptomların görülmesinin, ayrıca hastalardan alınan dışkı örneklerinde de virüs partiküllerinin saptanmasının, virüsün ‘kirli eller’ yoluyla bulaşabileceğini gösterdiğini belirtiyor.

Öte yandan koronavirüs hastalarının yüzde 75’inin erkek olması ve kadınların koronavirüsten daha az etkilenmesi uzmanları harekete geçirdi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Hediye Dağdeviren ABD’de iki farklı hastane yatan hastalarına östrojen hormonu vererek iyileşme düzeylerini gözlemleyeceğini belirtti. Dr. Dağdeviren kadınlık hormonlarının koruyucu etkisi olabileceğini belirtti. Ayrıca Dağdeviren;   sigara içme oranının erkeklerde daha fazla olmasının da erkeklerin corona virüsten daha fazla etkilenmesinin sebeplerinden biri olabileceğini belirtti.

Dr. Dağdeviren; “Bilimsel anlamda bir şey söylemek için erken ama kişisel gözlemimde de erkek hastalar klinik olarak daha ağır bir tabloda seyrediyor. Özellikle entübe hastaların birçoğu erkek ama bunu sadece kadınlık hormonuna bağlamak çok doğru olmaz. Çünkü erkeklerde akciğer hastalıkları, sigara kullanımı ve kronik hastalıklar daha fazla. Ancak biliyoruz ki, kadınlık hormonu östrojen kadınların bağışıklık sistemini güçlendiren bir hormon. Yenidoğan bebeklerimizde bile erkek bebekler ile kız bebeğin farkını daha net anlıyoruz. Aynı haftada doğmuş bebeklerde, kız bebeklerin daha az solunum cihazına ihtiyaç duyduğunu ve dış dünyaya daha kolay adapte olduğunu görüyoruz.” ifadelerinde bulundu.

Ayrıca Dr. Dağdeviren; “Hastalığın kötüleştiği dönemde sitokin fırtınası dediğimiz bir enflamasyon süreci başlıyor. Vücudun kendi dokularına bile antikor geliştirdiği ve onları yıkmaya çalıştığı bir evre başlıyor. Östrojenin bu sitokin fırtınasını baskılayabileceği sürecine gidiliyor. Gebelik de buna benzer bir süreç aslında. Normalde bebek vücut için bir yabancı cisim. Ama vücut bunu progesteron hormonu sayesinde kabul ediyor. Bu hormon vücudun, bebeği yabancı olarak algılamasını engelleyerek sitokin hücrelerini baskılıyor ve bebeğin anne karnında kalmasını sağlıyor.” dedi.

Doç. Dr. Dağdeviren, “Bağışıklık sistemi ne kadar güçlüyse vücudun ona vereceği yanıt da daha fazla olabilir. Dolayısıyla daha fazla enflamasyon hücresi oluşacak ve vücudun kendi hücrelerine daha fazla zarar vereceğine dair bir teori de var. O yüzden bunun acaba bağışıklık sistemi daha güçlü insanlarda mı daha klinik belirti verdiği ile ilgili elimizde henüz tam bir belirti yok” şeklinde konuştu.

Daha Fazla Göster

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

implant
Başa dön tuşu
Kapalı