Gündem

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan Bayram Namazı Mesajı!

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, koronavirüs sebebiyle bayram namazının camilerde kılınamayacağını açıkladı. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş “Dileyen evinde bayram namazını, dileyen de nafile niyetiyle iki ya da dört rekat kuşluk namazı kılabilir” ifadelerinde bulundu.

Erbaş; “Rahmet mevsimiyle vedalaşmanın hüznünü yaşıyoruz. Şüphesiz bu heyecanın başlangıç vakti de bayram namazıdır. Ancak hepimizin bildiği gibi bir salgın sebebiyle zor ve çok hassas zamanlardan geçmekteyiz. Bu sebeple üzülerek ifade etmeliyim ki; camilerimizde bayram namazı kılamayacağız. Çünkü yüce dinimiz İslam’a göre insan hayatı ve sağlığı her şeyden daha önemli ve daha önceliklidir. Ancak camilerimizden uzak kalmanın hüznünü bir nebze azaltmak maksadıyla, bayramın ilk gününde her ilimizin kendi bayram namazı vaktinde, minarelerimizden bayram günlerinin şiârından olan tekbirler yükselecektir. Bayramın gerçek manasını anlamaya, yüreklerimizi aynı duyguda buluşturmaya ve beraberce daha güzel bir hayat inşa etmeye dair Ankara’da bayram hutbesi irad edeceğim inşallah. Dolayısıyla mevcut şartlarda bayram coşkusunu en güzel şekilde yaşayabilmek için evlerimizde aile fertlerimiz ve özellikle çocuklarımızla beraber tıpkı önceki bayramlarda olduğu gibi tüm hazırlıklarımızı yapalım. Sabah namazının ardından güneşin yükseldiği bayram namazı vaktine kadar heyecanla, dualarla, zikirlerle bekleyelim. Minarelerden okunan tekbirlere eşlik ederek bayram sevincine ve coşkusuna katılalım. Diyanet TV’nin ve birçok televizyon kanalının sabah 6’dan itibaren canlı yayınlayacağı bayram hutbesini dinleyelim. Dileyen evinde bayram namazını, dileyen de nafile niyetiyle iki ya da dört rekat kuşluk namazı kılabilir. Böylece bayram namazı vaktinin bereketinden ve bayramın güzelliğinden ailemizle beraber en iyi şekilde istifade edelim. Şimdiden bayramınızı tebrik ediyor, bu bayramın hüzünlü gönüllerin sevince dönüşmesine vesile olmasını yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.” şeklinde konuştu.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanvekili Zeki Sayar ise; “Şimdi bayrama geliyoruz. Bayram neşe ve sevinç günüdür. Bayramlar hakikaten hem dini hayatımızda hem toplumsal hayatımızda çok önemli yeri olan, paylaşmanın, bölüşmenin, sevginin, kardeşliğin, dayanışmanın yaşandığı, dostların birbirleriyle görüştüğü, dargınların barıştığı çok önemli zaman dilimleri. Bunları yine yaşamaya çalışacağız; ama bazı kısıtlamalarla yaşayacağız. Bilim insanları bu salgının bir an önce ortadan kalkması için uyulması gereken temel kuralları söylüyorlar. Maske takmak, sosyal mesafeyi korumak, hijyenik şartlara dikkat etmek. Bunlar aynı şekilde dinimizin de emirleridir. Bayramda evvela bunlara dikkat etmeliyiz. Bayramlaşmalar, sıla-i rahim çok önemlidir; ama mümkünse bu yıl bunları uzaktan telefonla veya başka vasıtalarla dostlarımızı, yakınlarımızı, büyüklerimizi böyle ziyaret edelim. Komşularımızla hakeza aynı şekilde. Bayramı böyle geçirmeye çalışalım. Yani bayramda bir araya gelmek, ziyafet vermek, hakikaten bunlardan kaçınalım. Hazreti Peygamber bir Müslümanı tarif ederken ‘diğer insanların elinden, dilinden emniyette olduğu insandır’ der. Buna dikkat etmeliyiz.

Peygamber Efendimiz bayramda çocukların, gençlerin, hanımların bayram namazına iştirakini istemiş ve bunu temin etmiş ve bayram namazları daha çok sahrada ‘namazgah’ dediğimiz yerlerde kılınmış, Hazreti Peygamberden bugüne de fiili uygulama bayram namazlarının Cuma namazlarında olduğu gibi hep cemaatle kılınmasıdır. Yani Hanefi mezhebinde bayram namazı vaciptir, mutlaka cemaatle camide kılınması gerekir. Bu mezhebe göre insanların evlerinde tek başına veya bir araya gelerek cemaatle bayram namazı kılmaları uygun değildir.

Dolayısıyla Müslüman kardeşlerimize tavsiyemiz bayram günü erkenden kalkmalarıdır. Sabah namazından sonra Kur’an-ı Kerim okuyarak tekbir, tehlil getirerek, zikir fikir yaparak beklerler. Sonra bizim kerahat vakti dediğimiz yani bayram namazının kılınma vakti girince evlerinde 2 rekat veya 4 rekat Allah rızası için ‘duha namazı’ kılarlar. ‘Kuşluk duha namazı’ zaten her zaman kılınan bir namazdır, yani nafile namazlardan birisidir. Onu kılabilirler, dua ederler, bunu tavsiye ediyoruz. Böylece bayramı ihya etmiş olurlar.

Sayar fıtr sadakasına (fitre) ile ilgili de; “Bunun mutlaka Ramazan Bayramından önce verilmesi gerekir. Şimdi verilebilir, bunun miktarını Din İşleri Yüksek Kurulu 27 lira olarak belirledi. Bu şu manaya gelmiyor; herkes 27 lira olarak fitresini verecek. Hayır, bu asgari miktardır. Müslümanlar kendi bir günlük masrafları neyse onun karşılığını fıtr sadakası olarak bayram namazından önce vermeleri gerekir. Veremezlerse bayramdan sonra da verirler, ama biraz daha noksan olmuş olur” değerlendirmesinde bulundu.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

implant
Başa dön tuşu
Kapalı