Gündem

İtalyanlar Gıda Alabilmek İçin Bileziklerini Rehin Veriyorlar!

Koronavirüs ile mücadelesinde Avrupa pek çok konuda ciddi zorluklar yaşarken birçok ülkenin de sağlık sistemi çöktü. Özellikle İtalya koronavirüse karşı tedbir almakta çok geciken ve bu süreci başarılı yürütemeyen ülkelerin başında geliyor.

İtalya’da gıda alabilmek için halkın bileziklerini rehin verdiği öğrenildi. Pek çok  kişi ise bu durumda gıda alamadan evlerine dönmek zorunda kalıyor. İtalya’da devletin yapması gereken yardımları mafyaların yapmaya başladığı ise son günlerde gündemde olan konular arasında.

İtalyan gazetesi La Stampa’nın haberinde  bir aydır karantinada olan ve geçim konusunda problem yaşayan Torino şehrinde halkın, gıda alabilmek amacıyla değerli eşyalarını rehin vermeye başladığına yer verildi.Torino’da rehin işinin yapıldığı Monte dei Pegni’de sabah erken saatlerden itibaren uzun kuyrukların oluştuğu, çoğu kişininse eve eli boş döndüğü kaydedildi. Roma ve İtalya’dan sonra ülkenin en büyük üçüncü şehri olan Torino,Kuzey İtalya’da yer alıyor. Torino’da salgın sebebiyle ortaya çıkan ekonomik kriz sonucu ciddi oranda işten çıkarmalar ve ücretsiz izinler yaşandığı biliniyor.

Öte yandan İtalya gibi İngiltere ve Almanya’da da koronavirüs ile ilgili çok ciddi sıkıntılar yaşanıyor. İngiltere’de yaşayan Türk Oyuncu Yılmaz Eser CNN TÜRK canlı yayınına katılarak İngiltere’deki koronavirüs kabusunu anlattı. Eser aynı zamanda İngiltere ile Türkiye karşılaştırarak Türkiye’nin bu konu hakkında ciddi adımlar attığını anlattı.

İngiltere’de koronavirüsün yayılmasının merkezde yapılan yapılan bir festival olduğunu anlatan Eser, şöyle konuştu;

‘İngiltere Başbakanı Boris Johnson bu işin başında bir hata yaptı. Bu hatayı kendisi de kabul etti aslında. Sürü bağışıklığı sistemini kullanacağız dediğinde çok büyük bir hata yaptı. İnsanlar rahat davrandı ve sokağa çıktılar. Hatta bu işin başlangıcı burada bir festivalle oldu. Ayın 13’ünde çok sayıda insan bu festivaldeydi ve burada müthiş bir yayılma oldu. Şu anda Birleşik Krallık’ta bu kadar çok vaka varsa o festivalden sonra görülmeye başlandı. İngiltere’de bu kadar çok vakanın görüldüğü yerlerle festival bölgesi örtüşüyor. Johnson’ın hatasından sonra insanlardan burada şöyle tepkiler geliyor: Sürü bağışıklığı deyip kendisi de sürünün başını çekti. Buradan bakıldığında Türkiye’nin çok ciddi davrandığı görülüyor. İnsanlar çok ciddiye aldı, duyarlı davrandı. Şu anda süreç çok ciddi bir şekilde yürütülüyor. Örneğin Avrupa Birliği denilen şeyin aslında birlik olmadığı ortaya çıktı. Nasıl sınıfta kaldıkları ortaya çıktı.’

Dünya Koronavirüs ile mücadele ederken tüm ülkeler değer yargılarını bir kez daha ortaya koymuş oldu. Geçtiğimiz günlerde İspanya ve İtalya’da koronavirüse yakalanan yaşlı hastalar ile gerektiği kadar ilgilenilmediği ortaya çıkmıştı. Hatta İtalya’da belirli bir yaşın üzerindekilerin ölüme terk edildiğine dair haberler basında yer almıştı. Almanya da bu konuda bir skandala imza attı.

Almanya’da ‘Ölüm Protokolü’ Skandalı

Almanya koronavirüse yakalanan yaşlı hastalarını gözden çıkarmaya karar verdi. Almanya’da ağır koronavirüs hastaları için ‘huzurlu ölüm’ protokolü hazırlandı ve ağır durumdaki hastalara huzurlu bir şekilde ölmeleri için yoğun sakinleştirici verileceği açıklandı. Alman Palyatif Tıp Derneği ile Alman Pnömoloji ve Suni Solunum Derneği bir ölüm protokolün hazırladı. Ölüm protokolünde doktorlara, yaşlı koronavirüs hastalarına, huzurlu şekilde ölmeleri amacıyla yoğun ve sürekli bir sakinleştirici (palyatif sedasyon) vermeleri tavsiye edildi. Hazırlanan öneri ve uygulama protokolünde, yaşlı ve solunum sıkıntısı çeken ayrıca da destek verilemeyen hastalara nasıl davranılacağına dair öneriler de yer alıyor. Protokolde “Acı çekmeden, huzur içinde ölmelerine yardımcı olmak üzere” ifadelerinin yer alıyor.  Hastalar için morfin ve etkisi yüksek sakinleştiricilerin kullanılmasının öngörüldüğü belirtiliyor.

Protokolde morfin ile beraber midazolam, lorezepam, haloperidol gibi etkisi çok yüksek, ağır ilaçların hangi miktarda ve nasıl verilmesi gerektiği de ayrıntılarıyla anlatılıyor. Alman Etik Konseyi’nin de doktorlara ‘ölüm protokolü’ne “yeşil ışık” yaktığı öğrenildi. Buna göre doktorlar, tıbbi kriterleri göz önüne alarak, kimin yaşatılıp kimin yaşatılmayacağına karar verebilecek.

AlmanPalyatif Tıp Derneği ile Alman Pnömoloji ve Suni Solunum Derneği’nin hazırladığı ‘ölüm protokolü’nde ise

 İlaçların mümkün olduğunca erken safhada damar yoluyla (veya gerekirse subkutan), sürekli veya her 4 saatte bir verilmesi. Midazolam- Perfüsörü (Morfin ile kombine şekilde).
Enfeksiyon, hipoksi, izolasyon tedbirleri ve benzeri durumlar nedeniyle Covid-19 enfeksiyonu olan hastalarda ajitasyon ve deliryum sıkça görülür ve mümkün olduğunca erken tedavi edilmelidir.
 Farmakolojik olmayan tedavi yöntemleri arasında sebeplerin araştırılması ve olası nedenlerin tedavisi yanı sıra hastayla yeterli iletişim kurma, mümkün olduğunca sakin bir ortam yaratma ve oryantasyonlarını sağlamak yer almalıdır.’şeklinde ifadeler yer aldı.

İtalya, İspanya, Almanya ve daha pek çok ülkede yaşlılara gösterilen muameleye bakıldığında ülkemizde yaşlılara verilen kıymet bir kez daha gözler önüne seriliyor. Avrupa ülkelerinin aldığı skandal karar ve uygulamalara karşın Türkiye’de yaşlılara gösterilen özen ve alaka ülkemizin ve sağlık sistemimizin farkını bir kez daha ortaya koyuyor

Daha Fazla Göster

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

implant
Başa dön tuşu
Kapalı