Gündem

Korkutan Rakam Ortaya Çıktı! İstanbul’da Koronavirüs Bağışıklık Oranı…

Koronavirüs hayatımıza girdiğinden bu yana pek çok kavram ve detayla karşı karşıya kalıyoruz. Bilindiği üzere koronavirüs vakasının ülkemizde en çok görüldüğü il İstanbul. İstanbul’da salgın riskinin ortadan kalkması için nüfusun yüzde 67’sinin bağışıklık kazanması gerekiyor. Prof. Dr. Ergönül de şu an İstanbul’da bağışıklık oranının yüzde 15 olduğunu belirtti.

En yoğun ilçeler Güngören, Gaziosmanpaşa, Bahçelievler, Bağcılar ve Bayrampaşa olarak öne çıkıyor. Kilometrekareye düşen insan sayısı Güngören’de 41 bin 348, Gaziosmanpaşa’da 40 bin 996, Bahçelievler’de 35 bin 944, Bağcılar’da 32 bin 396 ve Bayrampaşa’da 30 bin 526 kişi. 5461 kilometrekarelik megakentin yüzölçümü bakımından en büyük ilçesi ise 1142 kilometrekare ile Çatalca, en küçük ilçesi ise 7 kilometrekarelik alanıyla Güngören. İstanbul’da kilometrekareye göre en az nüfuslanmanın olduğu ilçeler ise 47 kişiyle Şile, 64 kişiyle Çatalca, 225 kişiyle Silivri, 623 kişiyle Arnavutköy ve 800 kişiyle Beykoz.

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Maske kullanmaya, hijyen kuralların uymaya mecburuz. Toplu taşıma, AVM gibi toplu yerler en zor ve riskli alanlar. İstanbul’daki yoğun nüfus göz önüne alınarak bazı iş yerleri vardiya saatlerinde düzenlemeye gidebilir. Yoğunluğun saatlere bölünerek kaydırılması en makul çözüm gibi. Evden çalışma devam ettirilebilir. Normalleşmenin İstanbul gibi kalabalık bir kent için riskleri her zaman olacak. Vatandaşların yapılan tüm uyarıları dikkate alması gerekir.” ifadelerinde bulundu.

İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Erk; “Herkes kendisinin Sağlık Bakanı, doktoru olmak zorunda” diyen Erk, şu önerilerde bulundu: “Böylesi hormonlu bir kentte ne yazık ki bir noktadan sonra herkes kendi sağlığından sorumlu olmak durumda. Artık devletin önlemleri geride kaldı. Hastanelerdeki yatak ve uzman sayılarımız belli. İnsanların kapalı, havasız, dar mekanlara girmemesi gerekiyor. En riskli yerler AVM ve plazalar. Açık alanlarda sosyal mesafe kuralına riayet edilmesi gerekiyor. Bulaşıcılık kat sayısı bakımından İstanbul’da bağışıklanmış kişi sayısı yüzde 67 olursa salgın riski ortadan kalkar, virüs sönümlenmiş olur. İstanbul’da şu anki oranın yüzde 15 olduğu tahmin ediliyor. Şayet bu oran doğruysa daha çok işimiz, almamız gereken çok yol var demektir. Bu durumda bulaş riski 2022’ye kadar sarkar.” açıklamasında bulundu.

İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Tufan Tükek ise; “PCR testleri, toplam vaka ve vakaların yüzde 60’ının İstanbul’da olduğu tezinden hareketle tahminlerimiz, 1.8 milyon kişinin asemptomatik veya belirtili şekilde bağışıklık kazandığı yönünde. Mart ve nisan ayını en az hasarla atlatmamız önemliydi. Maalesef sokağa çıkma yasakları sonrasında oluşan kalabalıklar vaka sayısında sabitlenmeye neden olmuş durumda. Önümüzdeki günlerde bayram etkisiyle vaka sayılarımızın azalacağını düşünüyoruz. Vaka sayısı 100’e gerilediğinde derin bir nefes alabileceğiz. İstanbul’da yaşayan herkes, sosyal mesafe, maske ve hijyen kurallarından taviz vermemeli.” açıklamasında bulundu.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

implant
Başa dön tuşu
Kapalı