Gündem

Koronavirüs Tedavisi İle İlgili Çok İddialı Açıklama: Yüzde Yüz Etkili Antikor Geliştirdik…!

Koronavirüs ile mücadele tüm dünyada devam ederken çok çeşitli ilaç ve aşı çalışmaları da sürdürülüyor. Son olarak oldukça dikkat çeken ve sevindiren bir haber ABD’li bir biyoeczacılık firmasından geldi. Firma CEO’su Dr. Henry Ji, “Tedavinin olduğunu ve yüzde yüz çözüm sunduğunu vurgulamak istiyoruz. Vücudunuzda nötrleştirici antikor varsa, sosyal mesafeye ihtiyacınız yoktur. Hayatı korkmadan normale döndürebilirsiniz.” şeklinde açıklama yaptı.

California merkezli “Sorrento Therapeutics” adlı firma keşfettikleri STI-1499 adlı antikorun Kovid-19 virüsünü yüzde yüz engellediğini savundu. Firma CEO’su Dr. Henry Ji, “Tedavinin olduğunu ve yüzde yüz çözüm sunduğunu vurgulamak istiyoruz. Vücudunuzda nötrleştirici antikor varsa, sosyal mesafeye ihtiyacınız yoktur. Hayatı korkmadan normale döndürebilirsiniz. Antikor, bir virüsün vücuda girişini engellediği zaman o virüs hayatta kalamaz. Hücreye giremezlerse çoğalamazlar. Yani, virüsün hücreyi ele geçirmesini önlersek, virüs sonunda ölür. Vücut da bu virüsten temizlenir. STI-1499 antikoru, virüsün etrafını sararak vücuttan dışarı atılmasını sağlıyor. Bu en iyi çözümdür. Aşı yapmanın amacı nötralize edici bir antikoru yaymaktır. Haliyle sizde zaten böyle bir antikor bulunuyorsa aşı ile dağıtılana ihtiyacınız yoktur.” ifadelerinde bulundu.

Bazı uzmanlar ise firmanın iddiaları ile ilgili, “Bu kadar kısa bir zaman içinde yüzde yüz çözümden bahseden söylemlere yüzde yüz şüpheyle yaklaşın.” uyarısında bulundu.

Koronavirüs aşısı ile ilgili pek çok uzmandan her geçen gün çeşitli açıklamalar geliyor. Son olarak dikkat çeken bir açıklama da Sağlık Bakanlığı Corona virüs Bilim Kurulu üyesi ve YÖK Yürütme Kurulu üyesi Prof. Dr. Zeliha Koçak Tufan’dan geldi. Tufan; “Şu ana kadar son 100 yıl içinde yaşanmış büyük pandemilere bakıldığında 1918 pandemisi, 1919’da; 1957 pandemisi de 1958’de görülmüştür. Bir sonraki yıl bağışıklığı olmayan ve henüz virüsle karşılaşmamış olan kitle karşılaştığında gerçekten yüksek sayılarda yine istenmeyen sonuçlar görülmüştür. Dolayısıyla aşı geliştirilmediği takdirde gelecek sene için de epeyce hasta ile karşılaşmamız olası” ifadelerinde bulundu.

Ayrıca Tufan; “Bizim gibi deneyimli bir ülkenin, bu kadar fazla uzmanı olmayan, bu deneyimleri yaşamamış ülkelere de anlatacakları vardı. Onlar için de referans olacağını düşündüğümüz başlıkları ele aldık. Özellikle Asya’da, Afrika’da, Orta Doğu’da bizim sağlık sistemimizi, yorumlarımızı, kılavuzlarımızı yakinen takip eden ülkeler var. Onlara da önderlik etmiş olduk. Tabi Avrupa ve ABD’ye de kendi uygulamalarıyla bizim uygulamalarımızı karşılaştırma fırsatı verdik. Nitekim salgının başlangıcındaki bakış tarzımızın süreç ilerlediğinde ne kadar başarılı olduğunu da görmüş olduk” ifadelerinde bulundu.

Tufan sözlerine “Diğer ülkelerin deneyimlerinden çok yararlandık ve bunların hepsini ortaya koyup değerlendirebileceğimiz bir fırsat zeminimiz de oldu. Enfeksiyon kontrol önlemlerimizin, akademisyenlerimizin iyi olması, sağlık personelimizin hasta bakma kapasitesinin çok iyi olması Türkiye’yi diğer ülkelerden farklı kıldı. Nitekim şehir hastanelerimizin yapılmış olması çok büyük bir avantaj olarak karşımıza çıktı. Şehir hastaneleri doğrudan pandemi hastanesi olarak kullanılabildi. Odalar yoğun bakıma çevrilebildi. Türkiye’nin yoğun bakım yatak kapasitesi, solunum cihazı kapasitesi çok iyi ve olmazsa olmaz sağlık personelinin hasta bakma kapasitesi çok iyi. Yani biz yıllarca çok yoğun hasta gören ekipler olarak salgında da çok başarılı bir süreç yönettik, diye düşünüyorum. Hiçbir hasta dışarıda kalmadı” diyerek devam etti.

Türkiye’deki mücadele ile ilgili ise Tufan; “Türkiye çok erken başladı. Ocak ayında daha DSÖ bunun bir pandemiye ilerleyeceğini öngörmemişken, ‘bu bir SARS virüsüdür, lokal kalacaktır’ öngörüsüne sahipken 10 Ocak’ta Bilim Kurulu toplandı ve 2019 yılında oluşturulmuş olan pandemi planı revize edilerek bir rehber oluşturuldu. Bilim Kurulu üyelerimiz farklı alanlardan, halk sağlığından, anestezi yoğun bakımdan, acilden, enfeksiyon hastalıkları uzmanlarından oluşan bir ekipti. Tüm çıkan yayınları ve dünyada olanları, Çin’de olanları çok yakinen takip ederek ön alınabildi. Bu çok önemliydi Bilim Kurulu’nun oluşması. İkinci olarak kamu kurumları ve kuruluşları da akademisyenlerin önerileri doğrultusunda tedbirlerini aldılar. Türkiye akademisyenlerle birlikte hareket etti.” dedi.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

implant
Başa dön tuşu
Kapalı