Gündem

Kristal Çocuk Atakan Kayalar Kimdir?

Atakan Kayalar’ın gündemde etkisi devam ederken evrim teoricilerinin gözleri de kristal çocukların özelliklerine çevrildi.

Atakan Kayalar henüz 10 yaşında. Kendisini ne metafor uzmanı, ne beyin cerrahı ne de cumhurbaşkanı olarak tanımlayamayacağını, yalnızca Atakan olduğunu belirten filozof Atakan hikayesinin bundan ibaret olduğunu ifade ediyor. Felsefeye olan ilgisi ve bilgisiyle dikkatleri çeken Atakan Kayalar için Kristal Çocuk ve İndigo Çocuk benzetmeleri yapıldı. Peki Atakan Kayalar gerçekten de Kristal Çocuk mu?

İndigo ve Kristal Çocuk Nedir?

1990 kuşağı ve sonrasında daha sık görülen İndigo Çocuk kavramı ilk Nancy Ann Tappe, 1982 de Yaşamımızı Renk Yoluyla Anlama isimli kitabında kullanılan bir tabir. İndigo Çocuklar yeni dünya ve insanlık potansiyelinin gelişimini ifade ediyor. Bu çocuklar olağan insan yeteneklerinin üzerinde yetenekler ve bazen doğaüstü sayılan öngörü yetenekleriyle tanımlanıyor. Biraz metafiziğin biraz da bilimin doğrultusunda öğrendiğimiz bu tanımlamaya uygun özelliklerdeki çocuklara günümüzde rastlamak mümkün.

Kristal Çocuk Atakan Kayalar Kimdir?

İndigo Çocuk kavramının bir üstü sayılan Kristal Çocuk kavramı da İndigo çocuklardan sonraki kuşağı temsil ediyor. Kendilerine has iletişim biçimleri olan Kristal Çocuklar da İndigo çocuklar gibi olağan dışı zeka becerileri ve kendilerine olan güvenleri ile diğer çocuklardan farklılık gösteriyor. Bazı uzmanlar filozof çocuk olarak anılan Atakan Kayalar’ın bilgi dağarcığı ve bilgiyi ifade ediş biçimi ile kristal çocuk tanımlamasına uygun olduğunu belirtirken bazı uzmanlar ise konu üzerine gerekli araştırmaların yapılması gerektiğini ve bu konuların konuşulmasının çocuk psikolojisi için uygun olmadığını belirtiyor

İndigo ve Kristal ifadeleri sayılı kaynakta geçse de temelinde evrim teorisinde benzerlikler var. Bu düşünce gelecek insan yapısının evrileceği fikrini savunanlar için oldukça makul. Teorinin gerçekliği belli ki gelecek dünyada açıklanabilecek. İlk ortaya atıldığı dönemlerde gerçek dışı olarak görünen evrim teorisinde olduğu gibi ilerleyen dönemlerde konu üzerine araştırmalar yapanlar daha somut bilgilerle bu teoriye ışık tutabilir.

Evrim Teori ve Olgudur

Evrim teorileri bilinenin aksine ilk kez Charles Darwin tarafından ortaya atılmamıştır ancak Darwin en çok bilinen ve en büyük etkiyi uyandıran kişi olarak adını tarihe geçirmiştir. İngiliz doğabilimci Charles Darwin’in, doğal seçilim yoluyla evrim teorisini anlattığı “Türlerin Kökeni” kitabı insanlık için önemli bir bilgi kaynağı niteliğindedir. Darwin, 20 yıl kadar yazıp yayınlamaya çekindiği kitabını yayınladıktan sonra bunun bir cinayeti itiraf etmiş gibi hissettirdiğini belirtmiştir.

Çoğu kişi tarafından yanlış anlaşılan evrim teorisine karşı tez üretenler, insanların maymunlardan gelmediklerini, Darwin’in teorisinin doğru olması durumunda günümüzde maymunlara rastlanmaması gerektiğini belirtiyorlar. Ancak yanlış bilinen bu düşünceyi Darwin “Türlerin Kökeni” kitabında “Rastladığım benzerlikler beni bir adım daha öteye taşıdı ve mevcut tüm canlıların tek bir prototipten türediği sonucuna vardım. Yaşayan tüm şeylerin sayısız ortak noktası vardır; kimyasal kompozisyonları, jerminatif kesecikleri, hücresel yapıları ve büyüme ve çoğalma yasaları birbirine oldukça benzerdir.” ifadelerini kullanarak açıklıyor. Buna göre benzer özellikler taşıyan tek bir prototipten türeyen canlıların da evrim geçirmesi mümkün olarak görülebilir.

Dünyadaki yerimizi sorgulamamıza neden olan evrim teorisi, bilimsel gelişmelerle de desteklenerek artık günümüzde evrenin sürekli bir değişim içinde olduğunu kabul edilir kılmakta. Bu nedenle evrim, bilimsel gözlemler ve deneyler ile meydana geldiği görülmüş olan, biyolojik organizma topluluklarındaki değişimler için bir olgu olarak sayılmaktadır. Deneylere tabi tutulamadığı taktirde ise teori olarak kabul görmektedir.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

implant
Başa dön tuşu
Kapalı